Halil EL

Halil EL

Fırat ve Dicle’nin özlemi GAP tamamlansın, Mardin ovasının bereket hasreti son bulsun

A+A-

1975 yılında başlayan ve Türkiye'nin güneydoğu bölgesinin kaderini değiştirecek olan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), suyun ve toprağın, Dicle ile Fırat’ın kucaklaşmasının hikayesidir. Yaklaşık yarım asırdır süren bu projenin Mardin ovası sulama bölümünün tamamlanması, sadece bölge halkının değil, tüm ülkenin geleceği adına büyük bir umut taşımaktadır. Yaşamın temeli olan suyu, bereketli topraklarla buluşturarak binlerce yıllık tarım geleneğinin modern çağda da devam etmesini sağlayacak, ulusal kalkınma konusunda kritik bir dönemecin başlangıcı olacaktır.

GAP Projesinin Başlangıcı ve Hedefleri

GAP, Türkiye'nin en kapsamlı kalkınma projelerinden biri olup, 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralini içeren büyük bir enerji ve sulama girişimidir. Bu projenin ilk adımı olan Atatürk Barajı, sadece bölge için değil, ülke ekonomisi için de bir milat olmuştur. Mardin ovası gibi tarımsal potansiyeli yüksek alanların sulanması da projenin hedefleri arasında yer almaktadır. Buradaki amaç, su kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak bölgede ekonomik canlanmayı sağlamak, tarım ve hayvancılığın gelişimine katkıda bulunmaktır.

Mardin Ovasının Tarımsal Potansiyeli

Mardin ovası, Mezopotamya'nın bereketli toprakları üzerinde yer alır ve dünyada ilk tarımın yapıldığı nadir yerlerden biridir. GAP'ın tamamlanmasıyla, bu bölgenin yılda üç kez ürün verme kapasitesine kavuşması hedeflenmektedir. En kaliteli mercimek, buğday ve tatlı üzüm gibi ürünlerin yetiştirilebileceği Mardin ovası, GAP sulama projeleri tamamlandığında tarımda çeşitlilik ve katma değer artacak, Türkiye'nin parlayan yıldızı olacaktır.

Sulama Projelerinin Ekonomiye Katkısı

Yaklaşık 349 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanın suyla buluşacağı bu projenin tamamlanması, bölgedeki istihdamı arttıracak ve Türkiye'nin gıda güvenliğine büyük katkı sağlayacaktır. Enerji üretimi, suyun verimli yönetimi ve tarımsal faaliyetlerin artması, GAP'ın ekonomiye doğrudan etkilerinden sadece bir kaçıdır. Ayrıca, modern tarım tekniklerinin uygulanması ve ekolojik tarımın teşvik edilmesi sayesinde, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de ulaşılacaktır.

Modern Tarım Teknikleri ve Toplum Refahı

Modern tarımın bölgeyle buluşması tarım üretiminin kalitesini ve çeşitliliğini artıracak, böylece bölge halkının refah seviyesini yükseltecektir. GAP, bir yandan toprağın ve suyun bereketini artırırken, diğer yandan da bölge halkına yeni iş imkanları ve eğitim olanakları sunarak sosyal kalkınmayı destekleyecektir.

Kalan İşlerin Bitirilmesinin Önemi

GAP gibi büyük ölçekli bir projenin tamamlanması, zaman ve finansal kaynaklar açısından büyük önem taşımaktadır. Mardin ovası sulama projelerinin bir an önce bitirilmesi, bölge halkının yıllardır beklediği refaha kavuşmasının yanı sıra, ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Bu nedenle, projenin hızlandırılması ve kalan işlerin tamamlanması, ulusal bir öncelik haline gelmelidir.

Gıda Güvenliği ve İstihdam Artışı

GAP'ın tamamlanmasının getireceği istihdam artışı, özellikle genç nüfus için yeni fırsatlar demektir. Ayrıca, artan üretim kapasitesiyle birlikte Türkiye'nin gıda güvenliği konusunda daha bağımsız bir konuma gelmesi beklenmektedir. Kalkınmanın sürdürülebilirliği için ayakta duracak sağlam bir tarım sektörü, GAP ile mümkün olacaktır.

Ekolojik Tarım ve Sürdürülebilir Kalkınma

Bölgede su kaynaklarının akılcı ve sürdürülebilir kullanımı, ekolojik tarım uygulamalarının ön plana çıkarılması, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması ve geliştirilmesi için hayati önem taşımaktadır. GAP, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik bir yatırımdır. Projenin sona ermesiyle birlikte, sürdürülebilir bir tarım ekonomisinin yolu açılacak, gelecek nesiller için sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre mirası bırakılacaktır.

Sonuç

Vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilerek su kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanımı sağlanmalıdır. Bu kapsamda, su israfını engellemek için modern sulama tekniklerinin benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Yeraltı su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması adına, acil eylem planlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu planlar içerisinde, damla sulama gibi su tasarrufu sağlayan yöntemlerin yaygınlaştırılması, su kaynaklarının yönetiminin iyileştirilmesi ve suyun yeniden kullanımı için gerekli altyapının oluşturulması gibi çeşitli stratejiler bulunmalıdır.

Ayrıca, su israfını önleme ve yeraltı sularını koruma çabaları sadece teknik çözümlerle sınırlı kalmamalı, bu yönde toplumsal bilinç ve duyarlılığın artırılması da hedeflenmelidir. Kamu ve özel sektör işbirliği ile gerçekleştirilecek eğitim programları ve farkındalık kampanyaları, suyun önemi ve korunması gerekliliği konusunda geniş kitleleri bilgilendirerek, su kaynaklarının daha sorumlu bir şekilde kullanılmasını teşvik edebilir. Sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarının benimsenmesi, gelecek nesillere sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre bırakma noktasında kritik bir rol oynamaktadır.

Mardin Ovası'nda yeraltı sularının tükenmesi ve tuzlu suların ortaya çıkması, bölgenin tarımsal verimliliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Önceden 15 metrede ulaşılabilen yeraltı suları, artık 600 metrede dahi ancak çıkarılabilir duruma gelmiştir. Bu durum, tuzlu su ile sulamanın toprağı çoraklaştıracağı ve verimsiz hale getireceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, Mardin Ovası'nda acil bir eylem planı başlatılmalı ve yeraltı sularının çekilmesi durdurulmalıdır. Yeraltı ve yerüstü ekolojik dengenin korunması amacıyla, mevcut sulama kanalları ve göletler hızla çiftçilerin hizmetine sunulmalıdır. Yaklaşık 50 yıldır süren projeler ve 221 km'lik sulama kanalları tamamlandığında, bölgenin tarımsal potansiyeli en üst düzeye çıkarılabilir. Harcanan maddi ve manevi emeklerin karşılığı olarak, sulama göletleri ve kalan kanal işlerinin tamamlanmasıyla Mardin Ovası'nda büyük bir katma değer ve fayda elde edilecektir. Bu nedenlerle, daha fazla beklemeden bu projelerin tamamlanması için acil adımlar atılmalıdır. Ayrıca 221 km’lik kanalın üstüne güneş enerji panelleri konularak, suyun buharlaşması önlenmeli, yörenin ihtiyaç duyduğu enerji üretilerek bu GES projesi marifetiyle üretilerek verimliliğin, refahın ve gelişmenin önü açılmalıdır.

Bu yazı toplam 88 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar