Bir Bahçeden Medeniyet Çıkarmak: Yusuf Türker’in kurduğu bahçe, insanlığın ortak alanı oldu
Halis Nayıfoğlu’nun kaleminden…
Bir hayal, bir adam ve yeşeren bir bahçe: Midyat’ta Yusuf Türker’in hikâyesi.
Midyat’ın tarihi dokusu arasında öyle bir yer var ki; sadece çiçeklerin değil, insanların da soluklandığı, sadece yeşilliğin değil, kültürel hoşgörünün de kök saldığı bir mekân… Bu yer, Süryani kültürünün kadim izlerini taşıyan Mor Hobil ve Mor Abrohom Manastırları’nın hemen yanı başında, gönülden gelen bir emeğin sonucu olarak hayat bulmuş bir bahçedir. Ve bu bahçenin mimarı, ömrünü kiliseye ve toplumsal hizmete adamış olan Yusuf Türker’dir.
Bir Süryani, herkes için bir bahçe kurdu ve gönülleri birleştirdi
Yusuf Türker, Midyat Kadim Süryani Kiliseleri Vakfı Başkanı… Fakat bu unvan onun sadece resmi kimliğini ifade ediyor. Asıl kimliği; bir hayali gerçeğe dönüştürmek için yıllarını, emeğini ve sevgisini adayan bir gönül insanı olmasıdır. Yaklaşık 15 yıl önce “herkesin ailesiyle birlikte gelip huzur içinde oturabileceği, nefes alabileceği bir bahçe olsun” diyerek çıktığı bu yolda, sadece bir yeşil alan değil; aynı zamanda kardeşliğin, birlikteliğin, hoşgörünün sembolü olan bir yaşam alanı kurdu.
Yusuf Türker’in Eseri Olan Bahçe, Birlikte Yaşamanın Sembolü Oldu
Bahçenin en dikkat çekici özelliği ise sadece doğallığı değil, aynı zamanda taşıdığı otantik ruh. Yusuf Türker, geri dönüşüm malzemelerinden yararlanarak oluşturduğu ilginç figürler, takılar ve el emeği eserlerle bahçeyi adeta bir açık hava müzesine dönüştürdü. Her gelenin dikkatini çeken bu detaylar, mekânı ziyaret edenlerde hayranlık uyandırıyor. Bahçeye gelen gelin ve damatlar en özel günlerini burada fotoğraflarken, çevre il ve ilçelerden ziyaretçiler akşam saatlerinde bu huzur dolu ortamda sohbet ediyor, dinleniyor.
Çocuklar, gelinler, yaşlılar… Herkes Yusuf Türker’in bahçesinde buluşuyor
Üstelik girişler ücretsiz. Herkes dilediği gibi gelip oturabiliyor, soluklanabiliyor. Sadece tek bir şart var: “Eşyalara zarar vermeyin, kırmayın, dökmeyin.” Bahçeye gösterilen özenin korunması en büyük hassasiyet. Ayrıca, hemen yanında hizmet veren çayhane sayesinde çayınızı yudumlayıp sohbetinizi sürdürebiliyor, serin içecekler ya da küçük ihtiyaçlarınızı da uygun fiyatlarla karşılayabiliyorsunuz.
Bu bahçe bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: İnsan isterse, çevresine güzellik katabilir. Sıfırdan bir şey inşa edebilir. Yusuf Türker’in bahçesi, sadece bir yeşil alan değil; bir iradenin, bir idealin ve bir sevdanın meyvesidir.
Birlikte yaşamanın mümkün olduğunu bir bahçeyle anlattı
Bu örnek davranış, hepimize ilham veriyor. Çünkü gerçek hizmet; makamda değil, sahada olur. Ve Yusuf Türker bunu fazlasıyla hak ediyor.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.