• BIST 106.535
  • Altın 146,721
  • Dolar 3,4890
  • Euro 4,1635
  • Mardin : 22 °C
  • Batman : 15 °C
  • Diyarbakır : 22 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 20 °C
  • Şırnak : 20 °C

Tarihin değiştiği an

17.07.2017 09:29
Tarihin değiştiği an
Bundan sonra tarih başka türlü akacak.

Bundan sonra tarih başka türlü akacak. Tarihin inişli çıkışlı, devresel ve dalgalanmalı dönüm noktaları vardır; bu değişim anlarının dışından bakınca hep doğrusal aktığı düşünülür. Oysa milletlerin tarihinde kırılma noktaları, tarihi akışın değiştiği zamanlar vardır. Türklerin yaşadıkları son yüz yılda iki kırılma anı ‘var olmak bakımından’ hayati öneme sahiptir. İmparatorluğun paylaşılma sürecinde Milli Mücadelenin başlaması ve zaferle sonuçlanması bunlardan biridir. 
Milli Mücadele aynı zamanda Batı açısından yarım kalmış bir hesap demektir. Siz bakmayın ‘biz çağdaş Batılı değerleri kabul etmiş bir ülkeyiz, bu yolda ilerleyerek batı uygarlığına katılacağız’ edebiyatına. Hiçbir bilimsel değeri olmayan bu tür ‘batıcı edebi laflarla’ ne Batılı merkezleri ikna etmek mümkündür ne de gerçeği değiştirmek. Bu sözlere olsa olsa bir kısım ahmaklar inanarak, Türkiye’yi Batıya bağımlı tutmanın ‘erdeminden’ söz edebilirler ki onun da bundan sonra mümkün olmayacağı bir yere gelmiş bulunuyoruz.

Yüz yılın en uzun gecesi

“O yer ve an 15 Temmuz 2016’dır. Türklerin son yüzyıllık tarihlerinin ikinci kırılma noktası o gece yaşanmıştır. Artık hiç kimse bu millete bir ‘cemaat masalı’ anlatarak bu ihanet çetesinin kendi başına bu işi gerçekleştirdiğini söyleyemez. Türkiye’nin 15 Temmuz gecesi yaşadığı olay, bütünüyle bir parçalama, bağımsızlığına son verme projesinin yırtılıp tarihin çöplüğüne atılma olayıdır.” O eylemi yapan FETÖ ihanet şebekesi kendi milletine karşı devşirme bir katiller ve alçaklar sürüsünden öteye bir şey değildir. Bu devlet, altı yüz yıl devşirme sistemini başarıyla yönetmiş bir imparatorluk geleneğine sahipken, bu defa FETÖ yapılanması içinde örgütlenmiş bir devşirme operasyonuna maruz kalmıştır. 
15 Temmuz gecesi yaşanan ihanet bir günde ortaya çıkmamıştır. 1970’lerden bu tarafa adım adım planlı bir şekilde çalışan, ‘devlete sızıntı yapan’ bir cemaat örgütlenmesi vardır. Bu yapılanmanın soğuk savaş şartlarında komünizmle mücadele bağlamında ve özellikle İran’daki İslam Devrimi sonrasında ‘Yeşil Kuşak’ adı verilen operasyonla birlikte NATO konsepti içinde farklı bir anlayışla muhtelif kullanım planları içinde değerlendirilerek desteklenip devlet içinde dal budak salması hedeflenmiştir. 
“Bu ihanet şebekesinin ordu içine sızması, orada bir yedek kuvvet olarak geliştirilmesi ise GLADYO faaliyetleri arasında özel bir yer alması ise bütünüyle Batı Sisteminin Ortadoğu siyasetinin uzantısı olarak şekillenmiştir.“

Halkın gücü ve bağımsızlık

Aslında sistemin nasıl işlediğine dair yapılan araştırmalara bakıldığında çok açık bir mekanizmanın varlığına şahit olunmaktadır. Batı sisteminin merkezi, ortak savunma mekanizmasına katılan bütün ülkelerde kendi çıkarlarını gerçekleştirecek bir stratejiyi savunma politikalarıyla eşgüdümlü hale getirmiş bulunduğu için, o ülkelerin her hangi birinde bu politikalarla çelişen bir yaklaşım ortaya çıktığında doğrudan sistemin unsurlarını harekete geçirerek müdahale yapmakta tereddüt göstermemektedir. 
GLADYO adının, sistemin yasal savunma mekanizmasının yanında derin illegal bir yapı olarak özellikle Türkiye’de birçok karanlık olayla anıla gelmesi tesadüf değildir. Türkiye Batı sistemine dahil olan tek Müslüman ülke olduğu gibi, büyük İmparatorluk mirasının yaşadığı bir ülkenin adıdır. “Batı sömürgeciliğini yenen bir siyasi bilincin yaşadığı bu topraklarda, Türklerin ayağa kalkması bütün Batı için sorun olarak görülmektedir. Bu sebeple Türkiye’nin katıldığı Batılı kurumlar, savunma sistemleri dahil her türlü zemin bir anlamda bu ülkeyi kontrol altında tutmayı önemli bir görev olarak kabul etmektedir.” 15 Temmuzda bu düzen bozulmuştur. 
15 Temmuzda Türkiye sadece bir ihanet saldırısını mağlup etmekle kalmamıştır; bağımsızlığını milletin iradesiyle demokrasiyle teminat altına almıştır.

Kaynak: Vedat Bilgin / Akşam

Bu haber toplam 719 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 3. Dünya Savaşı ne zaman!Çarşamba, 13 Eylül 2017
  • Hangi “Türkiye politikası” baskın çıkacak?Salı, 12 Eylül 2017
  • IMF vesayetini unutanlaraCumartesi, 09 Eylül 2017
  • “Milli ve yerli” söyleminin içini kim dolduracak?Cumartesi, 09 Eylül 2017
  • Türkiye Arakan için ne yapabilir?Çarşamba, 06 Eylül 2017
  • Yargı, Adalet, Ak Parti’ye maliyetÇarşamba, 06 Eylül 2017
  • Sadece teşkilatlarda değişim yetmezPazartesi, 04 Eylül 2017
  • Soğuk savaşın tortularıPazartesi, 04 Eylül 2017
  • Myanmar muhasebesiPerşembe, 31 Ağustos 2017
  • Türkiye’yi bekleyen riskler ve fırsatlarPerşembe, 31 Ağustos 2017
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Sizin Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0542 250 01 91 / SizinMedya.Com | Haber Yazılımı: CM Bilişim