• BIST 92.709
  • Altın 208,635
  • Dolar 5,4835
  • Euro 6,1905
  • Mardin : 7 °C
  • Batman : 10 °C
  • Diyarbakır : 8 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Ankara : 3 °C
  • Şırnak : 8 °C

"Şimdi hem Ruslarla hem de İranlılarla yoğun çaba içindeyiz"

08.09.2018 21:20
"Şimdi hem Ruslarla hem de İranlılarla yoğun çaba içindeyiz"
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'nin İdlib ilindeki hava saldırılarına ilişkin, "İdlib, gerginliği azaltıcı bölgedir....

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'nin İdlib  ilindeki hava saldırılarına ilişkin, "İdlib, gerginliği azaltıcı bölgedir.  Çatışmalar duracak ve yine siyasi sürece odaklanacağız. Birkaç gündür bu  saldırılar oldu. Şimdi hem Ruslarla hem de İranlılarla yoğun çaba içindeyiz.  Çabalarımız sadece dün Tahran'da yapılan zirveyle sınırlı değil. O zirvede esasen  bir irade ortaya konulmuştur, çerçevesi çizilmiştir." dedi.

Çavuşoğlu, basına kapalı gerçekleştirilen AK Parti Manavgat İlçe  Yönetimi Toplantısı'nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye'de İdlib  özelinde saldırıların daha önce başladığını hatırlattı.

"Burada iki devlet arasında savaşın başlaması gibi 'resmi başladı ya  da gayriresmi başladı' gibi bir şey olmaz." diyen Bakan Çavuşoğlu, tüm  amaçlarının saldırıları durdurmak olduğunu söyledi.

Bu saldırıların olabileceğini öngördüklerini dile getiren Çavuşoğlu,  radikal grupları ayırmak için çok çaba sarf ettiklerini, bunda da önemli  mesafeler katettiklerini kaydetti.

"İdlib'te bulunan o terörist gruplar şu anda buraya saldıran rejim ve  destekçileri tarafından Halep'ten, Hama'dan, Doğu Guta'dan, hatta güneyden  koridorlar açılarak gönderildi ya da bizzat getirildi." ifadesini kullanan  Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bunlar madem bu kadar tehlikeli, ki teröristler tehlikelidir,  oralardan çıkarken niye etkisiz hale getirmediniz? Zaten amacın bunların buradaki  mevcudiyetini kullanarak, bahane ederek İdlib'e saldırmak olduğunu biz biliyorduk  ve bunu defalarca da söyledik. Rejim buradaki mevcudiyeti bahane ederek  saldırıyor. Biz dün son derece net tavırlarımızı ortaya koyduk. Dünkü  deklarasyonda net bir şey var. İdlib sorunu Astana Antlaşması'na uygun bir  şekilde, Astana ruhuna uygun bir şekilde çözülmeli. Bu da nedir? Ateşkes. Yani  çatışma duracak. Nedir? Buradan radikal gruplar ayıklanacak. Bunu defalarca  söylüyoruz. Gelin beraber yapalım. Sadece buradaki Astana formatında olan ülkeler  için söylemiyoruz bunu. Ayrıca Batı ülkelerine de defalarca söylüyoruz. Bir  tanesi DEAŞ'ın varlığını bahane ederek en son Rakka'dan da nereye gönderdikleri  de belli değil bazıları 'çölde' diyorlar. Onları bahane ederek başka bir terör  örgütüyle iş birliği yapıyor ama işin özünden uzak. Diğer taraftan bazı ülkeler  de yine kendi çıkarlarına, ajandasına uygun hareket ediyor. Burada ilkeli  davranan, sadece barış için yine Suriye'nin istikrarı ve güvenliği için kendi  güvenliği için çalışan, düşünen, fikir ortaya koyan tek ülke Türkiye'dir. Bunu da  herkes görüyor. Dün bildiride olduğu üzere Cumhurbaşkanımız da bir an önce burada  çatışmaların durması. Yani ateşkes demek, saldırıların durması demek. İlla iki  ülke arasında ateşkes anlaşması imzalanarak ateşkes sağlanmaz. Bugüne kadar  Astana'da, Soçi'de ne yapıldı. Çatışmaları durdurmak için. İdlib nedir?  Gerginliği azaltıcı bölgedir. Yani çatışmalar duracak ve yine siyasi sürece  odaklanacak. Yani bir kaç gündür bu saldırılar oldu. Şimdi hem Ruslarla hem de  İranlılarla yoğun çaba içindeyiz. Çabalarımız sadece dün Tahran'da yapılan  zirveyle sınırlı değil. O zirvede esasen bir irade ortaya konulmuştur, çerçevesi  çizilmiştir."

"Daha da yoğunlaşacağız ki burada insani bir felaket olmasın"

Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı,  Genelkurmay ve MİT başkanlıkları olarak güçlü bir şekilde muhataplarıyla  görüşmelerin sürdürdüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Bundan sonra daha da yoğunlaştıracağız ki burada insani bir felaket  olmasın. Geçenlerde Almanya Dışişleri Bakanıyla basın toplantımızda da 'böyle bir  saldırı devam ederse insanların yine evlerini terk ederek Türkiye ya da başka bir  bölgeye gidebileceği' söylendi ve soru soruldu. Ben böyle bir riskin olduğunu  söyledim. Bunu bazı basın ve muhalefet kötüye kullandılar. Yani böyle bir durumda  2 milyona yakın bir insan Türkiye sınırına doğru gelebilir. Bunlar 'ne olur  gelsin' anlamında yorumladılar. Onu tabii doğru bulmuyoruz ama böyle bir  tehdidin, riskin olduğunu söylüyoruz. Bunu Avrupalı muhataplarımıza da  söylüyoruz. Alman Dışişleri Bakanıyla da görüştük. Böyle bir durumda bu baskı her  yeri etkiler. Almanya'yı da Avrupa'yı da etkiler. Buna karşıda ortak tedbirler  almamız lazım insani bir durumda. Burada Birleşmiş Milletler esas önemli çatı  örgütü olarak. İnsanların burada evlerini terk etmemesi için eğer terk etmek  zorunda kalırsa, hemen en kısa zamanda barınabilmesi için fikirlerimizi,  düşüncelerimiz de söyledik. Hazırlık da yapıyoruz. İdlib bölgesi, çatışmasızlık  bölgesidir. 3,5 milyon insan var. Bu haliyle burada korunması gerekiyor. Aksi  takdirde çok ciddi insani dramlar oluşur. Biz de bunun için çaba sarf ediyoruz."

Bu haber toplam 930 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 - 2018 Sizin Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 250 01 91 / SizinMedya.Com / Midyat / Mardin | Haber Yazılımı: CM Bilişim