• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Mardin : 30 °C
  • Batman : 24 °C
  • Diyarbakır : 28 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 18 °C
  • Şırnak : 24 °C

Ramazan Yaklaşırken

08.05.2018 12:42
İdris İraz / Midyat-Der Başkanı

İdris İraz / Midyat-Der Başkanı

Büyük hayırlarla dolu Ramazan ayına kavuşmamıza sayılı günler kaldı. Bu mübarek ayda şeytanlar zincirlere bağlanır. Yapılan ibadetler kat kat misliyle karşılık bulur.

Peygamberimiz bir Ramazan ayı öncesi şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Yüce ve kutsal bir ay yaklaştı. O ayda bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Allah, o ayda oruç tutmayı farz, ben de geceleyin ibadet etmeyi sünnet kıldım. O ayda bir iyilik yapmak, diğer aylarda yapmaktan daha hayırlıdır. O, sabır ayıdır, sabrın karşılığı ise cennettir. O, yardımlaşma ayıdır. O ayda müminin rızkı bollaştırılır.” (et-Tergib, II, 94-95)

“Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allâh'u Teâlâ’dan bekleyerek oruç tutanın günahları af olur.” (Buhari)

Ramazan ayından tam manasıyla istifade edebilmemiz için yapmamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Öncelikle şimdiden ibadetlerimizi, Kur’an okumamızı artırmalıyız. Yarım kalan hatimlerimiz varsa tamamlamalıyız.

2. Ramazan ayı boyunca uyacağımız güzel ve yoğun bir program yapmalıyız.

3. Teravih namazlarımızı camide cemaatle düzenli bir şekilde kılmalıyız. Mümkünse hatimli kıldıran bir camii tercih etmeliyiz. Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: "Kim ramazan namazını (teravih) inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek kılarsa onun geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî, "Salâtü't-terâvîh", 1; Müslim)

4. Ramazan ayı boyunca en az bir mukabeleye katılmalıyız. Ashabın âlimlerinden Abdullah İbn Abbas (r.a.) bu konuda şöyle demiştir: “Resulullah (sav) insanların en fazla cömert olanı idi. Onun bu cömertliği Ramazan ayı girip de kendisiyle Cebrâil (a.s.) karşılaşınca daha da artardı. Cebrâil (a.s.) Ramazan ayı çıkıncaya kadar her gece Resûlullah (s.a.v.) ile buluşur, Resûlullah (s.a.v.) ona Kur’ân’ı arzeder, okurdu (mukabele yapardı). Resûllüllah (s.a.v.) Cebrâil ile buluşunca insanlara rahmet getiren rüzgardan daha cömert ve daha faydalı olurdu.”(Buhârî, Savm, 7)

5. İtikaf sünnetini ihya etmeliyiz. Peygamber  Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: "İtikâfa giren kişi, günahları hapsedip, sevapların tümünü elde eden kişi gibi, kendi¬sine sevaplar kazandıran kişidir."(İbn Mâce). Âişe radiyallahu anhâ'dan: "Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, ölünceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikâfa girerdi. Ondan sonra hanımları da iti¬kâfa girdiler." (Altı hadis imamı.)

6. Peygamber Efendimizin(SAV) tavsiye ettiği dua ve zikirleri sabah ve akşam düzenli olarak okumalıyız.

7. Yoksullara, akrabalarımıza ve samimi dostlarımıza iftar vermeliyiz. Efendimiz(SAV) şöyle buyuruyor: “Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40)

8. Aile fertlerimizi ihmal etmemeliyiz. Küçük kardeşlerimizi ve çocuklarımızı Teravih namazlarına götürmeli  o manevi havayı teneffüs etmelerini sağlamalıyız.

9. Her gece sahura düzenli kalkmalıyız. Nitekim Efendimiz(SAV) şöyle buyuruyor:

“Sahura kalkın, sahurda bereket vardır.” (Buhari)“Sahurda yemek yiyerek, oruç tutmanıza yardımcı olun!”  (Beyheki)“Sahura kalkmak, Allah’ın size bağışladığı berekettir, bunu kaçırmayın!” (Nesai)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) şöyle buyuruyor: “Her kim faziletine inanarak ve mükâfatını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”(Buhari) Efendimiz (sav) bu hadislerinde bizlere büyük bir müjde vermektedir. Ramazan ayı Rahman ve Rahim olan Rabbimizin bizlere sunduğu büyük bir fırsattır. Eğer bizler bu büyük fırsatı değerlendirirsek kazananlardan oluruz. Yok eğer bu fırsatı değerlendirmezsek büyük bir hüsran yaşamış oluruz. Nitekim Efendimizin (sav) bu konu ile ilgili şöyle bir Hadis-i Şerifleri vardır.

Efendimiz (s.a.v) bir gün minbere çıkarken üç kere amin der.Minbere çıkınca Ashab-ı Kiram sorar;

-Efendimiz (s.a.v) neden minbere çıkarken amin dediniz?

Efendimiz(s.a.v) cevap verir:

-Minbere çıkarken Cebrail(a.s) yanıma geldi ve şöyle dua etti:

"Ya Resûlullah senin ismini duyup ta sana salavat getirmeyene,

Anne babasına yetişip te rızalarını almayana,

Ramazana ulaşıp ta Allah'ın affına uğramayıp Ramazan ayından çıkana Allah lanet etsin" dedi. Bende amin dedim....(Tirmizî, Deavât 100)

Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de Ramazan ayını şöyle tanımlıyor: “Ramazan ayı (öyle bir ay)dır ki, Kur’an onda (bulunan Kadir Gecesi’nde Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına) indirilmiştir. (O Kur’an), insanlara (sebebi) hidayettir, doğru yolun ve Hak ile batılı ayırt eden hükümlerin nice açık delilleridir. İçinizden kim Ay’a erişirse orucunu tutsun. Kim de hasta olur, yahut bir sefer üzerinde bulunursa başka günlerde, oruç tutamadığı günler sayısınca (orucunu kaza etsin). Allah size kolaylık diler, güçlük istemez. (bu kolaylık dilemesi) o sayıyı (kaza borcunuzu) ikmal etmeniz, Allah’ı büyük tanımanız içindir. Olur ki şükür edersiniz.” (El- Bakara- 185)

Bilinçli bir Müslüman Ramazan orucunu bir yük ve zorluk olarak görmez. Aksine Ona kavuştuğu için sevinir. Efendimiz(SAV) bu konuda şöyle buyuruyor: “Benim ümmetim Ramazan ayında olanları bilselerdi; senenin tamamının Ramazan olmasını isterlerdi. Çünkü bu ayda dualar müstecab, sadakalar makbul, haseneler(in ecri) kat kat ve onlardan azap uzaklaştırılır. Onun için semavat ve arz Ramazan ayı çıktığı için ağlarlar”

Oruç ibadetinin Allah’ın katında çok özel bir yeri vardır. Çünkü oruçta gösteriş olmaz. Efendimiz(SAV) şöyle buyuruyor: Allah buyurmuştur ki: "Oruçlu kimse benim rızam için yemesini, içmesini ve cinsi münasebetlerini bırakmıştır. Oruç doğrudan doğruya benim için yapılan (riya karışmayan) bir ibadettir. Onun mükâfatını doğrudan doğruya ben veririm." (Buhari)

Peygamber Efendimiz(SAV) yine şöyle buyuruyor:

"Ramazan ayı girdiğinde göklerin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır ve şeytan zincire vurulur. Orucu boşlama, çünkü onun dengi yoktur." (Müslim)

"Cennette bir kapı vardır ki buna reyyan derler. Kıyamet gününde buradan oruçlular girecektir. Müteakiben bu kapı kapanacak başka kimse alınmayacaktır." (Müslim)

Ramazan ayı aynı zamanda duaların kabul edildiği bir aydır. Bizler İslam ümmetinin içinde bulunduğu bu zor durumdan kurtulması için bol bol dua etmeliyiz. Özellikle Mısır’da, Suriye’de, Arakan’da, Yemen’de, Libya’da ve daha bir çok coğrafyada zulüm altında ezilen Müslüman kardeşlerimize dua etmeliyiz.

Rabbimizden en büyük isteğimiz, bu mübarek Ramazan ayını mazlum Müslüman halkların kurtuluşuna ve İslam’ın yeryüzüne hakim olmasına vesile kılmasıdır.

Allah bizleri Ramazan ayını hakkıyla ihya eden ve bu Aydan arınmış olarak çıkan kullarından eylesin.

Selam ve dua ile… 

Bu yazı toplam 1222 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 - 2018 Sizin Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 250 01 91 / SizinMedya.Com / Midyat / Mardin | Haber Yazılımı: CM Bilişim