• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Mardin : 15 °C
  • Batman : 12 °C
  • Diyarbakır : 15 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 12 °C
  • Şırnak : 19 °C

Kenan Evren hakkında müebbet istemi

04.01.2012 11:05
Kenan Evren hakkında müebbet istemi
12 Eylül askeri darbesinin liderleri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın müebbet hapsi istendi.

2012'nin ilk davası 12 Eylül askeri darbesinin lideri 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Milli Güvenlik Konseyi üyesi Tahsin Şahinkaya hakkında açıldı, ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi.

26 GENCİ ASTIĞI MADDEDEN YARGILANACAK

Evren ve Şahinkaya, 12 Eylül'de 26 genci idama götüren TCK 146'daki "Anayasa'yı zorla değiştirmeye teşebbüs"le suçlanıyor.

İDDİANAME TAMAMLANDI

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, soruşturmayı dün tamamlayarak, iddianameyi özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Görüşen'in onayına sundu. Görüşen, onayladıktan sonra iddianameyi kabulü için Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Görüşen, "Kenan Evren ve yaşayan generallerden Tahsin Şahinkaya hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi" dedi. Görüşen, Evren ve Şahinkaya hakkında uyarınca yurtdışına çıkış yasağını içeren adli kontrol talep edildiğini söyledi. Görüşen, ölmüş olan MGK üyeleri Osman Sedat Celasun, Nurettin Ersin ve Mehmet Nejat Tümer hakkında takipsizlik verildiğini kaydetti.

ZAMANAŞIMI DOLMADI

12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasındaki işkence iddiaları ile ilgili soruşturmaların ayrı dosyalarda sürdüğünü belirten Görüşen, "Bize göre zamanaşımı dolmamıştır" dedi. Görüşen, suç tarihi olarak muhtıranın ve uyarı mektubunun verildiği 2 Ocak 1980 ile yönetimin sivil iradeye geçtiği 6 Aralık 1983'e kadar olan süreyi esas aldıklarını söyledi. Görüşen, zamanaşımı süresinin, 12 Eylül 1980 Anayasası'nın yürürlüğe girdiği 9 Kasım 1982 ile anayasanın geçici 15. maddesinin kaldırıldığı referandum sonuçlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı 23 Aralık 2010 tarihi arasında işlemediğini belirtti. İddianame, geçici 15. maddenin kaldırıldığı referandumun sonuçlarının yayınlandığı 23 Aralık 2010 tarihini esas aldığı için Evren ve Şahinkaya hakkındaki zamanaşımı tartışmaları ortadan kalktı. Evren ve Şahinkaya'nın cezasında yarı oranında artırım da talep edildi. Mahkeme, bu talepleri uygun bulursa Evren ve Şahinkaya hücre cezası çekecek.

"FIRSAT KOLLADILAR"

'Şüphelilerin darbe yapmak için şartların olgunlaşmasını bekledikleri, darbe için fırsat kolladıkları ve darbeyi yaptıkları belirlenmiştir" denilen iddianamede, 12 Eylül 1980'den önce gerçekleştirilen ve darbeye zemin hazırladığı iddiasıyla Evren ve Şahinkaya'nın sorumlu tutuldukları olaylardan bazıları şöyle sıralandı:
- 34 kişinin öldüğü 1978'deki Taksim'deki kanlı 1 Mayıs eylemi.
- 17 Nisan 1978'de Malatya'da başlayan ayaklanma sonucu 3 Alevi yurttaşın ölümüyle sonuçlanan olaylar.
- 1978'deki Sivas olayları.
- 19-26 Aralık 1978 arasında meydana gelen ve 100'ün üzerinde Alevi ve solcu vatandaşın hayatını kaybettiği Maraş olayları.
- 1 Şubat 1979'da Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'nin öldürülmesi.
- 27 Mayıs 1980'de MHP'li Bakan Gün Sazak'ın öldürülmesinin ardından Çorum'da 57 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar.

'ASKER BAŞLADI MI BİR DAHA DURMAZ'

İddianamede, şüphelilerin TSK İç Hizmet Kanunu'nu hatırlatarak muhtıra niteliğindeki bir mektubu 27 Aralık 1979'da Cumhurbaşkanı'na gönderdiği, Cumhurbaşkanı'nın da 2 Ocak 1980'de Başbakan Süleyman Demirel ve CHP Lideri Bülent Ecevit'e ilettiği kaydedildi.

"Demokratik sistemin başı olan Cumhurbaşkanının altındaki Başbakana verilmiş muhtıra aynı zamanda Cumhurbaşkanına verilmiş bir muhtıradır. Çünkü askeri darbe yapıldığında Cumhurbaşkanının görevde kalma garantisi yoktur" denilen iddianamede, "Anayasal demokratik sistem içersinde TSK'nın, bağlı olduğu Başbakanın da içerisinde bulunduğu, siyasi parti liderlerine göndermiş olduğu mektupta kullandığı 'TSK;... uzlaşmaz tutumlarını sürdüren siyasi partileri uyarmaya karar vermiştir' şeklinde, üstelikte mektubun devamında Cumhuriyet tarihimiz boyunca askeri darbe gerekçesi olarak kullanılan İç Hizmet Kanunu'nu da hatırlatarak, uyarması demokratik rejim açısından kabul edilemez bir tehdit ve suçtur. Askeri darbeye teşebbüs suçu ancak bu şekilde işlenebilir. Aksi halde silahlı kuvvetleri elinde bulunan silahlarla harekete geçtikten sonra engelleme imkanı yoktur" denildi. İddianamede dolayısıyla şüphelilerin muhtıra ile ayrıca TBMM'yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunu işledikleri kaydedildi.

İÇ HİZMET KANUNU YETKİ VERMEZ

İddianamede, Evren ve Şahinkaya'nın savunmalarında askeri darbeyi TSK İç Hizmet Kanunu 35. maddesindeki yetkiye dayanarak yaptıklarını söyledikleri yer aldı. Kanunların, Anayasa'ya aykırı olamayacakları, bu nedenle kanunla verilen bir yetkinin anayasayı, anayasal düzeni ve TBMM'yi ortadan kaldırmak amacıyla kullanılmasının mümkün olmadığı belirtilen iddianamede, "Her ne kadar Cumhuriyet tarihinde İç Hizmet Kanunu'nun 35. madddesi askeri darbe gerekçesi olarak ileri sürülmüş ise de, hiç kimseye demokratik düzeni ortadan kaldırarak, diktatörlük kurmaya yol açacak bir askeri darbe yapma yetkisi vermemektedir" denildi. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 - sizinmedya@hotmail.com Sizin Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 250 01 91 / SizinMedya.Com / Midyat / Mardin | Haber Yazılımı: CM Bilişim