• BIST 92.709
  • Altın 208,635
  • Dolar 5,4835
  • Euro 6,1905
  • Mardin : 7 °C
  • Batman : 10 °C
  • Diyarbakır : 8 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Ankara : 3 °C
  • Şırnak : 8 °C

FETÖ mücadelesinde göze batanlar

03.11.2018 09:46
FETÖ mücadelesinde göze batanlar
FETÖ’ye karşı verilen mücadelede aldığımız mesafenin değerini inkar etmeden...

FETÖ’ye karşı verilen mücadelede aldığımız mesafenin değerini inkar etmeden, geldiğimiz noktanın asla nihai nokta olmadığını vurgulamak gerekir. Zira esas olan bu örgütün küresel ağının bütünüyle kesintiye uğramamış olmasının ve ondan da önemlisi arkasındaki küresel desteğin ve koruyucu elin diri ve canlı olunduğunun unutulmamasıdır. Bu noktadaki, hassasiyet zayıflığı, zafiyet belirtisi önemli şer sonuçlar üretmeye hazırdır. Zira her zaman bu ağın ve arkasındaki küresel şer odaklarının gözü iç bütünleşmemizde, iç ahengimizdedir. Her zamanki gibi ayrıştırabileceği, yerli ve milli karakterleriyle yeniden toparlanan kurum ve kuruluşları zayıflatabilmeyi, yenilen fitne ve fesat reflekslerini devreye sokabilmeyi her daim denemektedir, deneyerek sonuç alabileceği zamanı beklemektedir.

Her zaman vurguladığımız gibi, bu noktada esas olan FETÖ karşı mücadelede sorumluluk sahibi olanların; “hiç kimse mücadele etmese de ben yeterim ve sonuna kadar bu mücadelenin neferiyim “ diyebilenlerin varlığıdır, sayısıdır ve onların başarısıdır. Net olarak saptamak gerekir ki; Türkiye’nin önünün tam olarak açılması, istiklal yürüyüşünün sekteye uğramadan tam olarak sürmesinin temel koşulu, iç ve dış ihanet şebekesi ağının içinde olan tüm unsurlarının tam olarak, eksiksiz temizlenmesidir. Bu noktada gerekli olan; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı, mücadele azmi ile aşılanmış nefer sayısının çoğalmasıdır.

Kripto yapılar ve şahıslar bütünüyle açığa çıkartılamadığından, bunlar eliyle son derece ince yol ve yöntemlerle aktif olunamasa da örgüt adına derin potansiyelin korunmasına çalışıldığını görmek gerekir.

Bu yol ve yöntemlerin bir boyutu da, sürmekte olan davalar üzerinden FETÖ’ nün ince, derinden bağlantılarla sonuçlar alabilme gayretidir. Buna göre örgüt; aracılık gayretlerinin, varlıklı adamları kurtarma ve davaları etkilemeye cüret ederek sonuç alma çabalarının kıvranışı içindedir.

Bu noktada ahlaki bir sorunu özellikle belirtmek gerekir. TV ekranlarında bir yandan FETÖ karşıtı gibi görüntü verip, öte yandan FETÖ davalarında avukatlık yapılması da üzerinde durulması gereken ve örgüt açısından bir başka stratejiye işaret ediyor. FETÖ için bu isimlerin davalarda avukat olarak olması; 15 Temmuz’a yönelik gölgeleme gayretini güçlendirmeye katkı sağladığı gibi, iktidar ve Erdoğan muhalifi bu isimlerin aynı zamanda siyasi tartışmalardaki konumları üzerinden psikolojik üstünlük elde etme gayreti de taşıyor.

Bu zatların tabii ki herkese avukatlık yapma hakları hukuken vardır ama o zaman TV ekranlarında FETÖ konusunda, 15 Temmuz hakkında zihinleri bulandırma hakkı, hukuken değilse bile en azından ahlaken, etik yönden yoktur.

Diğer yandan Saadet Partisi’nden bir milletvekilinin Gazi Meclis’in kürsüsünden 15 Temmuz ‘u “ iki batılın çatışması” olarak nitelendirmesi, 15 Temmuz şanlı direnişini kontrollü darbe, tiyatro karalamalarının yeni bir yansıması olarak geldiği noktayı tarif ediyor. Bu durum FETÖ’ nün tam da istediklerini, kripto unsurlarının oluşturmaya gayret sarf ettikleri atmosferi yansıtıyor.

Öte yandan FETÖ elebaşının son konuşmasında sarf ettiği şu sözler neye işaret ediyor?; “…insan bazen balyoz yiyebilir; bazen başından bir külünk yiyebilir; bazen sinesine bir mızrak saplanabilir, Hazreti Hamza’nın sinesine saplandığı gibi… Ha, bu -antrparantez- size de düşen, bize de düşen şeydir. Balyozculara karşı, külünkçülere karşı, sürekli sizin üzerinize mızraklarla gelenlere karşı, sizi zindanlara atanlara karşı, şakî bir şebeke gibi gösterenlere karşı, siz de ‘Hakkımı helal ettim!’ demeye kendinizi hazırlayın. Efendim, bu, yiğitçe bir şey olacak, babayiğitçe bir şey olacak… O mevzuda stratejiler oluşturmak lazım.”

FETÖ mücadelesinin yılmaz savaşçılarından 26. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ü hedef aldığı anlaşılan bu sözlerin cesareti kime dayanmaktadır?

Kaynak: Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu - Akşam

Bu haber toplam 1995 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 - 2018 Sizin Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 250 01 91 / SizinMedya.Com / Midyat / Mardin | Haber Yazılımı: CM Bilişim