• BIST 1.076
  • Altın 462,297
  • Dolar 7,4193
  • Euro 8,7678
  • Mardin : 23 °C
  • Batman : 20 °C
  • Diyarbakır : 25 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • Şırnak : 23 °C

BDP Çözüm Sürecini Değerlendirdi

14.05.2013 22:19
BDP Çözüm Sürecini Değerlendirdi
Bdp, Midyat’ta ‘Barış Süreci’ni Anlattı...

Midyat’ta, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İlçe Teşkilatı, başlatılan çözüm süreciyle ilgili bir değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantıya katılanlar, sürece ilişkin görüş ve önerilerini sundu.

İraz Otel’de düzenlenen “Midyat barışını arıyor” konulu toplantıya katılan BDP Mardin İl Eş Başkanı Reşat Kaymaz, İHD Mardin Şube Sekreteri Beşir Dündar ve BDP Midyat İlçe Başkanı Muzaffer Işık, merkez ve bağlı köylerdeki muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kanaat önderleri ile Asurî, Süryani, Yezidi ve Mıhallemiler çözüm süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Toplantıda süreç değerlendirmesi yapan BDP Mardin İl Eş Başkanı Reşat Kaymaz, akil insanlar heyetinin oluşturulmasının önemli bir adım olduğunu söyleyerek, heyette bulunan 63 kişi arasında yer alan 17’sinin BDP’nin önerdiği kişilerden oluştuğunu belirtti.

Bölgedeki insanlarının barışa hazır olduğunu kaydeden Kaymaz, devletin yaptığı propagandaları değiştirmek ve halkı sürece hazırlamak için akil insanlar heyetinin kurulmasının önemli olduğuna işaret etti.
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın çekilen PKK'lılar için söylediği “Cehennemin dibine gitsinler” ifadesini eleştiren Kaymaz, “En son dönemde Bülent Arınç’ın bir söylemi var. İzlerken insan şok geçiriyor. Tabiî ki kanın döküldüğü bir yerde barıştan bahsedemeyiz, o yüzden geri çekiliyorlar. Ha bu önemlidir. Kutsal bir şeydir. Barış isteyen kesimler bellidir. Ama kalkıp böyle bir söz kullanmak ‘Cehennemin dibine kadar gitsinler’ dersek bu söz doğru değil, sahibine iade edilir” diye konuştu.

“BARIŞ DİLİ GELİŞTİRİLMELİ”

Başlayan çözüm sürecini Mardin’in ruhu olarak değerlendirdiğini ifade eden Kaymaz, şöyle konuştu:

“Akil insanlar heyeti önerisini bugün AKP hayata geçiriyorsa bu bir pratiktir, bunu görmek gerekiyor ve eğer çekilme sürecini izleme komisyonu da parlamentoda kuruluyorsa bu sürece katkı sunma adımıdır. Bunları görüyoruz. Bunlar yeterlimidir? Değildir. Ben bu sürece Mardin ruhu diyorum. Midyat’ta yaşayan farklılıkların ruhunun barış sürecine evirilmesi gerekiyor. Biz bu farklılıklarımızla eğer sürece katkı sunmak istiyorsak artık rol hepimizin üzerinedir. Nedir bu rol? Barış dilini geliştirmek. Her iki tarafın atacağı adımları yakından takip etmek ve barışa zarar getirebilecek adımları engellemek.”

“BİRBİRİMİZİ ARTIK TANIMAZ OLMUŞTUK”

Türkçe konuşmanın barış, uzlaşma ve diyalog dili olması temennisinde bulunan İHD Mardin Şube Sekreteri Beşir Dündar da, “Otuz yıldır kavga, şiddet, kan ve gözyaşından başka bir şey konuşulmadı. Bu ortam bizlerin kendi aramızda ki diyalog yollarını kapattı. Birbirimizi artık tanımaz olmuştuk. Şunu iyice kafamıza koyalım. Biz birbirimizi sevmezsek, birbirimizin haklarına saygı göstermezsek inanın Allah da bizi sevmez. Neye saygınız varsa onun hatırına bu sürece sahip çıkalım.” dedi.

“SÜREÇ İLE BİRLİKTE HERKES ÖZGÜRLEŞECEK”

Yeni süreçte toplumun her kesimine ulaşılmasını ve başlatılan sürecin amacına ulaşması için herkese büyük bir görev ve sorululuk düştüğünü söyleyen Eğitim-Sen Midyat Temsilcisi İbrahim Halil Efetürk ise, gerçek bir özgürlüğü yaşayamadıklarını belirterek, “Bu süreç sadece Kürtlere değil; Türklere, Araplara, Süryanilere, Yezidilere, Sünni’ye ve Alevi’ye özgürlük ve barış getirecek. Umarım bu yol sonuna kadar gider ve başarıya ulaşır. Başarıya ulaşmasının temel sebebi de bizlere bağlı. Evimizde, sokağımızda ve komşumuzda barışı dile getirmeliyiz” şeklinde konuştu.

“KARDEŞLİĞİ ESAS ALAN YENİ BİR SÖYLEM”

Toplantıda söz alan Asuri Süryani temsilcisi Savı İde de yaptığı açıklamada, “Ben bir Katolik’im, bir Hıristiyan’ım, bir Müslüman’ım, bir Yezidi’yim. Kısacası bütün etnik köken ve bütün dinlerdenim. Ama dikkat ediyorum hala insanlar kendini farklı olarak gösteriyor. Türkler farklı gösterince, Kürtler de bu defa kendini farklı gösteriyor. Öbür etnik köken ve inançtan insanlar da bunları örnek alıyorlar. Kavramları artık bırakıp kardeşliği esas alan yeni bir söylem geliştirmemiz gerekiyor. Mezopotamyalı yada Beth Nahrinli dersek daha hoş olur. Madem ki kardeşiz o zaman bu üslubu kullanmamız gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.

Bu süreçte yapılması geren en önemli şeyin hatalardan ders çıkarılıp, bunların tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayan  Midyat Eğitim Yöneticileri Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Bayar da, şunları ifade etti:

“Başlayan süreç ile ilgili bugün burada bu kadar insan bir araya geliyorsa demek oluyor ki barış bu ülkeye daha kolay gelecek. Bu mücadelenin sonucunda özgürleşme ve barış tüm halklar için gelecek. Bizler buna inanıyoruz. Bu sürece tüm gücümüzle destek çıktığımızı da ifade etmek istiyorum. Bu mücadelenin sonucunda bir Mıhallemi kardeşimiz kendi çocuğuna kendi kültüründen bir isim verebilecek, bir Süryani arkadaşımız da kendi çocuğuna kendi ismini verebilecek ve kendi kültürünü yaşatabilecek. Kürtler hiçbir zaman Türkleri yada burada yaşayan diğer tüm halklara nefretle yaklaşmadı. Bizim bu süreçte yapmamız gereken şey ise hatalarımızdan ders çıkarmaktır”

“BİRBİRİMİZDEN HELALLİK İSTEMELİYİZ”

Düzenlenen toplantıyı çok önemsediğini ve BDP’nin bugüne kadar gerçekleştirdiği etkinliklerin en önemlilerinden olduğunu söyleyen Özgür Eğitim-Sen Mardin İl Başkanı Mehmet Yıldız, toplantıyı ‘tarihi’ olarak niteleyerek şunları dile getirdi:

“BDP belki kuruluşundan beri ilk defa bu kadar farklı görüşteki insanları bir araya getiriyor. Hepimiz bunu barış sürecine borçluyuz. Eğer bu toplantının başlığı ‘Midyat barışını arıyor’ olmasaydı ben şahsen gelemezdim. Daha önce de BDP çeşitli toplantı ve mitingler düzenledi ama hiçbirinde bu kadar farklı insanı bir arada göremedik. Hepimiz birbirimizden helallik istemeliyiz ve birbirimizden özür dilemeliyiz. Çok acılar yaşadık. Bu barışın mimarları kimse hepsine teşekkür ediyoruz. Bizler bu barışın ucunu tutmuşuz. Kim hangi gerekçeyle bunu bozmaya çalışırsa onun karşısında olalım. Herhangi bir mazeret uydurmayalım. Bu barışa en çok Kürt halkının, buradaki Süryani vatandaşımızın ve  Yezidilerin ihtiyacı var”

“ARAPLARIN MECLİSTE TEMSİLİYET SORUNU VAR”

Parlamentoda Arapların temsiliyet sorunu yaşadığını söyleyen Mıhallemi Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan da, “Meclis aritmetiğine bakıldığında Süryani Asuri adına siyaset yapan, Aleviler adına, Kürtler ve Türkler adına siyaset yapan var. Ama maalesef BDP’ye burada bir öz eleştiri yapmak gerekirse Arap milletvekili seçmemiştir Türkiye’de, Türkler ve Kürtler’den sonra en kalabalık nüfus olmasına rağmen. Eğer böyle bir şey olursa o zaman kardeşlik söylemlerinin içi dolmuş olur ve daha ciddiye alınır” açıklamasında bulundu.

“KÜRTLER ÖZGÜRLEŞİRSE, TÜRKİYE ÖZGÜRLEŞECEK”

Süryanilerin barıştan yana olduğunu ve süreci desteklediklerinin altını çizen Midyat Süryani Kültür Derneği Eş Başkanı Ayhan Gürkan ise, “Bu süreç inşallah Türkiye için çok başarılı bir şekilde sonuçlanır. Kürtler eğer özgürleşirse Türkiye özgürleşecek. Türkiye’de yaşayan halklar özgürleşecek. Bu en mühim noktadır. Barış sürecinin en önemli ikinci hususu ise Türkiye’de yeni bir anayasa sürecidir. Türkiye’de yaşayan tüm halkların, tüm dinlerin ve  tüm renklerin hakları anayasa güvence altında alınması gerekiyor, hükümetlerin değil. Biz hükümetlerin koruması altına girmek istemiyoruz. Süryaniler Türkiye’de tanınmıyor. Süryaniler Türkiye’de en çok ezilen halktır" dedi.

Özgür Eğitim-Sen Midyat Başkanı Abdulhakim Şahin da, “Keşke taraflar, hem hükümet hem de PKK bu süreci çok önceden başlatabilselerdi. Bir masanın etrafında birleşebilselerdi de onbinlerce insanımız hayatını kaybetmeseydi. Bugün gelinen noktada başta hükümet olmak üzere taraflar süreci şuana kadar iyi bir şekilde idare ediyorlar. Maalesef bazı kesimler ‘işte PKK kazanıyor, Türkiye devleti kaybediyor, bir taraf kazanırken öbür taraf kaybediyor’ diyor.  Ancak aklı selim düşünüldüğünde görülüyor ki uzun vadede  tüm Türkiye bu süreçten karlı çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

“ŞUANDA CENNETEN BİR GÜN YAŞIYORUZ”

Kutlu bir gün yaşadıklarını belirten Yezidi asıllı Yusuf Erdem de, “Bu birliktelik, kardeşlik ve barış heyecanı açıkçası beni de çok mutlu etti. Bugün Midyat için cenneti yaşıyoruz hep birlikte Herkes cennetten söz ediyor ama bana göre cennet bizler hep birlikte cennetteyiz. Çünkü şuanda farklı inanç ve kültürden insanlar hep birlikte bu ortamda el ele vermiş ve barış için bir şeyler yapmak istiyoruz” şeklinde duygularını dile getirdi.

Toplantı yapılan konuşmalarının ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Burak
21 Mayıs 2013 Salı 11:29
Mala mıne
Bdp tribünlere oynuyor herzaman ki gibi..Sürekli demokrasiden halktan bahsederler ama hepsi görünüşte yaptıkları şeyler..
212.174.188.212
Tebrik
18 Mayıs 2013 Cumartesi 21:43
Teşekkür
Katkısı olan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. kendi şahsi fikrim bence İlhan BAYAR a yol açmalısınız.
78.168.131.197
salih a.
17 Mayıs 2013 Cuma 21:24
bdpyi ayakta arkişlamak gerek
haketten bdpnin şimdiye kadar yaptığı en güzel etkinlik yada taplantı bir bdp seçmeni olarak bdpyi ayakta alkışlamak gerek farklı düşünceleri bir araya getirerek güzel bir etkinlik olmuş konuşmacanın eleştirisine katılıyorum arab millekvekilide lazım
94.122.134.114
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 - sizinmedya@hotmail.com Sizin Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 250 01 91 / SizinMedya.Com / Midyat / Mardin | Haber Yazılımı: CM Bilişim